BİR SUÇ İSNADI ve GÖZALTINA ALINMA HALİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Suç isnadı kişinin adli bir ithama maruz kalması ve bununla ilgili olarak adli bazı işlemlere tabi tutulmasıdır ve bu kapsamda özgürlüğü de kısıtlanabilir. Suç soruşturması kuvvetli suç şüphesi üzerine başlatılan bir süreçtir ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenmiştir ve soruşturma öncelikle kolluk araştırması ile başlar ve sonrasında suçun işlendiği konusunda kuvvetli şüphe varsa kişiler hakkında fail oldukları gerekçesiyle gözaltı kararı verilir ve yakalama işlemi yapılır.

          Kolluk bu işlem sırasında muhataba ne için ve ne amaçla yakalandığı ve gözaltına alındığını bildirmeli ve yasal haklarının neler olduğu konusunda ilk anda bilgilendirme yapmalıdır.

          Yakalama, kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını ifade eden bir terimdir (Yönetmelik Md. 4). Yakalama önleyici amaçlı ya da adli amaçlı yapılabilen bir kolluk işlemidir.

          Suç işlemekte olan kişi kollukça görülmesi halinde 2559 sayılı PVSK Md. 2 gereğince bundan men edilir ve hakkında yaklama işlemi yapılır. Ayrıca vatandaş da suç işleyen kişiye rastlaması halinde yakalama yapabilir. Adli açıdan yakalama kişinin kaçmasını ve suçun failinin belirlenmesi bakımından önem taşır.

          Suç işlediği konusunda var olan şüphe sebebiyle yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. 

Gözaltı Nedir ve Nasıl Uygulanır?

Gözaltı, fiilen bir özgürlük kısıtlamasıdır ve kollukça gözaltına alınan ve şüpheli vasfı kazanan kişinin yakınlarına haber verilmesi gereklidir. Gözaltı, yakalama anında başlar ve kişi serbest bırakılmadığı sürece gözaltına alınmış sayılır.

          Gözaltına alınan kişi devletin sorumluluğu altına girmiş sayılır ve başta güvenliği olmak üzere sağlığı da kamunun sorumluluğundadır.

          Gözaltı bir kolluk işlemidir ancak Cumhuriyet savcısı talimatıyla yerine getirilir ve kişi ifadesi alınarak işlemleri tamamlanıncaya kadar kollukça gözaltında tutulur. Gözaltı süresi azami 4 güne kadar uzatılabilir ancak standart gözaltı süresi 24 saattir. HEr uzatma halinde kişinin sağlık durumu belirlenir.

          Kanunun verdiği yetkiye göre, yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla, yetkili hâkim önüne çıkarılmasına veya serbest bırakılmasına kadar kanunî süre içinde sağlığına zarar vermeyecek şekilde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasına gözaltı denilmektedir (Yönetmelik Md. 4).

          Ayrıca yakalanan ya da gözaltına alınan kişinin sağlık durumu, yakalama anında tespit edilir ve gözaltından çıkarılınca da hakkında sağlık raporu alınır.

          Yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hâllerinde hekim kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenir.

        Gözaltına alınan kişinin herhangi bir nedenle yerinin değiştirilmesi, gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakılması veya adlî mercilere sevk edilmesi işlemlerinden önce de sağlık durumu hekim raporu ile tespit edilir.

        Gözaltına alınanlardan herhangi bir nedenle sağlık durumu bozulanlar ile sağlık durumundan şüphe edilenler, derhâl hekim kontrolünden geçirilerek gerekiyorsa tedavileri yaptırılır. Bu durumdaki kişilerden kronik bir rahatsızlığı olanların, istekleri hâlinde varsa kendi hekimi nezaretinde resmî hekim tarafından muayene ve tedavi edilmeleri sağlanır.

          Gözaltı işlemi mutlak surette kayda geçirilmesi gereken bir işlemdir ve Yönetmelik gereğince tutulan Nezarete Alınanların Kaydına Ait Deftere girilmek suretiyle kayıt tutulur.

          Her gözaltına alınan kişinin nezarethaneye konulması söz konusu olmayabilir. Bazı hallerde kolluk emrinde tutulan bu kişi hakkında yapılan işlemler de bir gözaltıdır ancak gözaltına alma nezarethaneye konulmak suretiyle icra edilmemiş olur. Kişinin nezarethaneye konulması konusunda Cumhuriyet savcısı talimatı alınmalıdır. Ancak bazı suç tipleri ve şüpheliler bakımından kişinin nezarethaneye konulması kolluğun güvenliği açısından gerekli olabilir ve buna uymak da fayda vardır.

          Yakalama ver gözaltı işlemlerine karşı her zaman Sulh Ceza Hakimine itiraz edilmesi mümkündür (Yönetmelik Md. 15).

Sınırlamalar

Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine, gözaltına alınıp da serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.

          Kişi aynı suçlama sebebiyle olağan koşullarda ve yeni bir delil elde edilmedikçe yeniden yakalanamaz ve gözaltına alınamaz.

          Kişinin ifadesi iradesini olumsuz etkileyecek şekilde işlemlere tabi tutularak veya bekletilmek suretiyle iradesi olumsuz etkilenerek alınamaz.

Müdafi Yardımı ve İfade Alma

Şüphelinin isnad edilen suç ve şüphe teşkil eden eylemler bakımından müdafi yardımından yararlanması mümkündür ve 3 müdafiye kadar soruşturma evresinde hukuki yardım alabilir.

          Şüpheli, ifade alma bakımından müdafi hazır bulunmadan ifadesini vermeme hakkına sahiptir.

          Müdafi ile görüşmenin güvenli bir şekilde sağlanması bakımından her kolluk biriminde görüşme için uygun şartları haiz görüşme odası ayrılır.

          İfade sırasında şüpheli kişi, sessiz kalma hakkına sahiptir ve sadece kimliğine ilişkin beyanda bulunmakla yükümlüdür.           Müdafi soruşturma evrakını ve şüphelinin taraf olduğu belgeleri inceleyebilir ve suretini alabilir ancak bu hak bazı hallerde ve bazı belgeler bakımından soruşturma aşamasında bu hak kısıtlanabilir.

Soruşturma Sürecinde Önem Taşıyan Konular

Gözaltına alma amaçlı gelen polislere kimlik sorulmalıdır ve çoğu zaman sivil giyimli olan bu kişilerin PVSK Md. 4/A kapsamında kimlik belgelerini sunmaları istenmelidir.

          Arama kararı mevcut ise bu kararın neye ilişkin olduğu ve kapsamı incelenmelidir. İsnad bakımından bu kararın niteliği ve içeriği sorgulanmalıdır.

          Kollukça yasal haklar konusunda bilgilendirme ve sonraki sürece dair açıklama yapılmalıdır.

          Mümkünse arama için ve aramada hazır bulunması için bir avukatın yardımından yararlanılmalıdır. Kolluk çoğu zaman müdafi olmadan bu aramayı gerçekleştirmek isteyecektir ve bu sırada düzenlenen belgelerin işin yapılma şekline ve toplanan bilgi ve belgelere uygun bir surette yapılması için gereken özen gösterilmelidir. Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz (CMK Md. 120/3).

          Aranacak yerlerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir; kendisi bulunmazsa temsilcisi veya ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri veya kendisiyle birlikte oturmakta olan bir kişi veya komşusu hazır bulundurulur.

          Aramaya başlamadan önce aramanın amacı hakkında bilgi verilir.

          Arama sırasında aramanın yapılacağı yer kapsamında olmayan araç ve benzeri yerler aranmamalıdır.

          Hukukumuzda “rıza ile arama” benimsenmemiş olup, aramanın nerede ve nasıl yapılacağı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı olağan hallerde hakim tarafından verilen arama kararında gösterilmiş olmalıdır. Arama Anayasa gereğince ancak hakim kararı ile icra edilebilir.

          Bir suç isnadı ile yapılacak olan adli aramanın yapılma usulü ve izlenen yöntemin, soruşturma sürecini de şekillendireceği dikkate alınmalıdır.

          Bilgisayar ve dijital araçlardaki aramaya ilişkin derhal imaj alma ve kopyasını temin ederek eşyayı sahibine teslim etme işlemi uygulanmalıdır. Bu araçlarda aramada esas olan imaj almadır ve dijital aracın alınarak götürülmesi istisnaidir ve olağan değildir.

          Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası arama kapsamında alınabilir. Kopyası alınan verilerin mahiyeti hakkında tutanak tanzim edilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. Bu tutanağın bir sureti de ilgiliye verilir.       

 İfadesi Alınan Gözaltındaki Kişinin Durumu

İfadesi alınan ve işlemleri tamamlanan kişi serbest bırakılmalıdır ya da hakkında uygulanacak adli tedbirler bakımından derhal yetkili Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilmelidir.

          Yakalanan kişi, gözaltına alınmasını gerektirecek bir nedenin tespit edilememesi veya yakalama sebebinin ortadan kalkması hâlinde Cumhuriyet savcısının emri ile kolluk kuvvetince derhâl salıverilir.

          Kanunda gösterilen gözaltı süreleri azamî süreler olup, gözaltına alınan kişilerin işlemlerinin en kısa sürede bitirilmesi esastır.

          Gözaltına alınanlar, işlemleri bitirildikten sonra gözaltı süresinin dolması beklenmeksizin kolluk kuvvetince ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına derhâl sevk edilir.

Yakalama, gözaltına alma işlemine veya gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının emrine karşı, hâkime yapılan başvuru üzerine verilen serbest bırakma kararı derhâl uygulanır.

Emanete alınan şahsî eşya ve para eksiksiz olarak ilgilisine teslim edilerek ve girişte tanzim edilen güvenlik araması tutanağına şerh düşülerek kendisine imzalatılır.

Sevk veya serbest bırakma işlemi ve sebebi, Yakalama, Gözaltına Alma ve İrade Alma Yönetmeliği’ne ekli “Sevk/Serbest Bırakma Tutanağı”na (Ek C) bağlanır, bunun bir sureti gözaltından çıkarılan kişiye verilir.

          Bu belge aynı zamanda yeniden yakalama yasağı bakımından bir ileri sürülebilecek bir kanıt teşkil eder.

          Serbest bırakılmayan kişi hakkında CMK Md. 109 kapsamında adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılması mümkün olur ya da hakkında CMK Md. 100 kapsamında tutuklama kararı verilebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler