Fikri İçtima Nedir? – TCK Madde 44

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

          Fikri içtima

          Madde 44- (1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.”

İçtimadan anlaşılması gereken bir eylemle birden fazla suçun birlikte işlenmiş olması ve bu suçlar sebebiyle tek bir cezanın fail hakkında uygulanmasıdır. Cezai sorumluluk bakımından en ağır cezayı gerektiren eylem sebebiyle fail cezalandırılacaktır. Kanun cezalandırma bakımından eylemin tekliğini esas almıştır ve ortaya çıkan sonuç bakımından ise en ağır cezayı gerektiren hali cezalandırma için yeterli görmüştür.

          Bu düzenleme emredicidir ve içtima söz konusu ise madde metnine göre cezalandırmaya gidilecektir. Hükmün uygulanmaması veya yanlış uygulanması da kanun yoluna başvurma gerekçesi olabilecektir.

          TCK’nın uygulanması bakımından fikri içtima suçların bir araya gelmesi ve tek bir fiil ile kanunda düzenlenen birden fazla suçun netice olarak işlenmiş olması halini ifade etmektedir.

Fikri İçtima Halinde Ceza Nasıl Belirlenir?

Öncelikle birden fazla suçun işlenip işlenmediği belirlenir ve TCK’da bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren suç cezalandırmada esas alınır ve TCK’da bu suç için öngörülen ceza TCK Md. 61 kapsamında mahkemece takdir edilir.

Fikri İçtima Sanık Lehine mi Aleyhine mi Sonuç Doğurur?

Fikri içtima iki ayrı suç söz konusu ya da birden fazla suçun işlenmesi söz konusu ise gerçekleşir. Bazen kabahat de söz konusu olabilir. Bu durumda en ağır cezayı gerektiren suç için ve tek bir ceza uygulanması benimsenmiş olup, bu uygulama bakımından fikri içtimanın sanık lehine sonuç doğurduğunu kabul etmek gerekmektedir.

          5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15/3 maddesi hükmüne göre de “Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir. Ancak, suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır.”

          Fikri içtima suçlar arasında ve suç ve kabahatler arasında ve kabahatlerin kendi içerisinde de söz konusu olabilir. Fikri içtimanın uygulanması ile kabahat ve suç olarak cezalandırılan suçtan ayrı olarak  ortaya çıkan sonuca göre var olan neticenin, cezalandırılan suç içinde kaybolduğunu ve onun unsurunu teşkil ettiğini kabul etmek gerekmektedir. Yalnız burada fikri içtima bakımından ön koşul işlenen tek fille bu sonucun ortaya çıkmasıdır. Birden fazla eylem varsa bunlar için ayrıca yaptırım uygulanacaktır.

Aynı Fiil Birden Fazla Hukuki Değeri İhlal Ederse Ne Olur?

Suç ve kabahat ayrımı kanunlarımızda yapılmış ve TCK’da sadece suçlar düzenlenerek kabahatler ilgili özel kanunlarda ve çeşitli kabahatler 5326 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olmakla birlikte bazı hallerde işlenen eylemin niteliği itibariyle tek bir fiille birden fazla kanun hükmü ihlal edilmiş olabilir ve bu gibi hallerde her bir ihlal için farklı kanunlarda yaptırımlar öngörülmüş olabilir. Bu durumda öncelikle suç ve kabahat ayrımı yapılmalı ve sonrasında suç işlenmiş ise en ağır cezayı gerektiren suç hangisi ise onun için öngörülen TCK’daki ceza Md. 61 kapsamında uygulanmalıdır.

          Birden fazla kabahat işlenmişse ve suç mevcut değilse bu durumda 5326 sayılı Kanun Md. 15 hükmü uygulanamsı gerekecektir.

          Fikri içtima müessesesinin uygulanabilmesi için ön koşul fiilin tekliği prensibidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler