5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Özel Hükümler” kitabının, “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının“Genel Ahlaka Karşı Suçlar” bölüm başlığı altında düzenlenen bir suçtur.
“Hayasızca hareketler
Madde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Maddede iki ayrı suç seçimlik hareketler olarak düzenlenmiş ve alenen cinsel ilişkide bulunma ve teşhircilik olmak üzere sıralanmıştır. Ancak maddede ve kanunun genelinde eylemler tanımlanmamış hangi eylemlerin ne surette suç kabul edileceği belirtilmemiştir.
Düzenlenen bu suç ile toplumun edep, iffet, haya, ahlak temizliği, cinsel nitelikteki utanma ve ar duyguları korunmaktadır. Genel olarak edep ve iffete saldırı niteliği taşıyan davranışlar, suç oluşturmaktadır. Böylece, halkın ar ve haya duygularının, toplumun ortak edep ve ahlak temizliğinin korunması amaçlanmıştır.
Maddede iki tip hareket cezalandırılmakta ve suç kabul edilmektedir ve bu hareketlerin kapsamı yargılama ile belirlenecektir. Diğer yandan bu eylemleri kolluğun PVSK Md. 11 kapsamında men etme yetkisi de bulunmaktadır.
TCK Md. 225’de tanımlanan hayasızca hareketler suçuyla korunan kişinin manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı (AY m.17/f 1) ve sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkı (AY m.56/f 1) olarak kabul edilmektedir.
Hayasızca Hareketler Suçu TCK’da Nasıl Tanımlanır?
Suçun oluşabilmesi için ya birden fazla kişinin alenen cinsel ilişkide bulunması ya da bir kimsenin alenen cinsel bölgelerini göstermesi ve eylemlerin yapılmasında aleniyet var olmalıdır. Kanun suçun oluşumu için ayrıca bir zarar yahut somut tehlike meydana gelmesini aramamıştır eylemin yapılmasıyla suç işlenmiş sayılmaktadır. Suçun soyut tehlike suçu olduğunu ifade etmek mümkündür. Sırf hareketin yapılmasıyla suç tamamlanmış olmaktadır.
*Cinsel ilişkiden ne anlaşılmalıdır. Cinsel ilişki bir kimsenin cinsel organını bir başkasının vajina yahut anüsüne sokması kabul edilecek olursa ve genel anlamda bu şekilde cinsel ilişki gerçekleşir, buna göre cinsel ilişkiden bahsedilebilmesi için taraflardan en az birinin muhakkak erkek olması ve erkek cinsel organının diğer tarafın cinsel bölgelerine normal veya anal yoldan duhul etmesi gerekmektedir. Bu manada erkek cinsel organı kullanılmadan, kadınlar arası gerçekleşen cinsel münasebetler, cinsel birleşmenin eksik olmasından bahisle cinsel ilişki olarak kabul edilip edilmeyeceği tartışmalıdır ve her olay bakımından değerlendirme yapılmalıdır. Aynı cinsten kişilerin ilişkisinin bu kapsamda kabul edilmesi de ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur ve bu eylem aleni olmalıdır.
Cinsel ilişki cinsel arzuların tatmini amacına yönelik her türlü davranış olarak tanımlanırsa ve geniş bir çerçevede ele alınırsa cinsel birleşmeler değil cinsel arzuları tatmine yönelik olması şartıyla erojen bölgelere dokunma, öpüşme vb şekilde gerçekleştirilen davranışlar da cinsel ilişki olarak kabul edilebilir.
Cinsel ilişki tanımına bakıldığında söz konusu fiillerin bir karşılıklılık içermesi, birlikte yapılması, en az iki kişinin eylemde var olması gerekmekte olup kişinin tek başına cinsel organına bir cisim sokması ya da kişinin kendi kendini tatmin etmesi (mastürbasyon) de cinsel ilişki olarak kabul edilemeyecek fakat koşulları oluşması halinde teşhircilik kapsamında değerlendirilebilecektir. Cinsel ilişkide karşılıklı rıza var olmalıdır ve bir tarafın rızası yoksa başka bir suçun oluşması söz konusu olur. Ayrıca hayvanla cinsel münasebet kurma da bu kapsamda kabul edilemez.
*Bir kişinin cinsel organını yahut vücudunun benzer cinsel kısımlarını aleni olarak sergilemesi teşhircilik olarak kabul edilmektedir. Teşhircilik madde gereğince sadece cinsel organlarla sınırlanmamıştır. Kadının cadde üzerinde bir anda göğüslerini açarak göstermesi teşhircilik kabul edilir, ancak mahrem bölgelerin neresi olduğu ve teşhirciliğe konu olacağı da ayrı bir hukuki tartışmadır.
Her iki eylem bakımından ALENİYET suçun var olması için aranan temel koşuldur ve burada anlaşılması gereken başkaları veya çevre tarafından görülebilir olma, kişiler meşguliyetleri gereği farketmeseler de eylemlerin kamusal alanda ya da aleniyet unsurunun var olduğu şekilde işlendiği sonucuna varmak mümkünse kişiler muttali olmasalar ve görmeseler dahi eylemin aleni olarak işlendiğini söylemek mümkündür.
Yargıtay da vermiş olduğu kararlarında fiillerin gerçekleştirildiği yerin umuma açık mı yoksa özel yer mi olduğuna göre değil somut olayın ve fiillerin icra edildiği yerin özelliklerine göre aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Yargıtay vermiş olduğu birçok kararında kişilerin özel araçları içerisinde girdikleri cinsel ilişkilerin aracın bulunduğu yer ve aracın içinin görünebilecek olmasından bahisle aleniyet unsurunu havi bulunduğunu kabul ederek TCK Md. 225 kapsamında eylemi değerlendirmiştir.
Bu Suç Hangi Fiilleri Kapsar?
*Cinsel birleşmede cinsel ilişki aleni olarak ve aleniyet gerçekleşmiş bir şekilde en az iki kişi arasında işlenmelidir. Araba içinde etraftakilerin farkında olduğu bilinerek yapılan cinsel ilişki, kamusal bir alanda park ve mesire yerlerinde kuytu bir yer olsa da görülebilir ve farkedilebilir şekilde cinsel ilişkiye girme (anal veya vajinal), cinsel duyguları tatmin amacıyla cinsel birleşmeyi sağlama bu suç kapsamında değerlendirilebilecektir.
*Bir erkek ya da kadının alenen cinsel organını göstermesi, alenen çırılçıplak dolaşması, cinsel organı görünecek surette alenen mastürbasyon yapması hayasızca hareketler kapsamında suç kabul edilmesi gereken teşhircilik eylemleridir.
Ancak moda gereği dekolte giymek, kadınların belirli vücut bölgelerini giyimlerine bağlı olarak sergilemeleri yer zaman ve amaç konusu bakımından bu eylemler kapsamında suç kabul edilmesi mümkün görülmeyen olgular olup, çevrenin ayıplaması ve toplumsal tepkiye sebep olabilir.
Alenen tuvalet ihtiyacını gidermek de teşhircilik kabul edilmemekte ve çevreyi kirletme kabahati kapsamında değerlendirilmesi gereken bir eylem olmakla birlikte kişinin bu kapsamda cinsel organını ihtiyaç gidermek dışında teşhir etme amacı da varsa suç olarak kabul edilmesi mümkündür.
Teşhircilik fiillerinin ihmali surette veya icrai olarak işlenebileceği ifade edilebilir.
Kişinin dışarıdan görülebilecek şekilde evinde çıplak dolaşması, cinsel organı görünecek şekilde mastürbasyon yapması gibi eylemler Yargıtay’ca teşhircilik kabul edilmektedir.
Hayasızca Hareketler Suçunda Cinsel Amaç Gerekir Mi?
Maddede düzenlenen alenen cinsel ilişkiye girme ve teşhircilik suçunda belirli bir cinsel saikle ve amaçla hareket edilmesi maddede düzenlenmemiştir.
Cinsel bir amaç gütmeden bu eylemlerin işlenmesi mümkündür. Suç bu durumda da işlenmiş kabul edilmelidir.
Şikâyet Süresi Ne Kadardır?
Takibi şikayete bağlı bir suç değildir. Ancak ihbar ve benzeri bildirimler ile kollukça öğrenilerek el konulması mümkündür. Ayrıca PVSK Md. 11 kapsamında kolluk men görevi olan bu eylemleri belirlediğinde tutanak tutmak ve kayıt altına almak, görüntü vb. Kayıtları almak ve varsa delillerini toplamak ve sonrasında kamu adına gerekli adli işlemleri başlatmakla yükümlüdür.
Toplum düzeninin koruyan ve güvenli ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını muhafaza eden bu suç bakımından kamu re’sen harekete geçmek durumundadır.
Suç ile toplumun genel ahlakına yapılan saldırılar düzenlenmiş olup re’sen suç soruşturması yapılması gerekmektedir.
Ceza Miktarı Neye Göre Belirlenir?
Hayasızca hareketler suçunun yaptırımı TCK Md. 225’te altı aydan bir yıla kadar hapis cezası olarak öngörülmüştür. Bu itibarla suç tipinde öngörülen ceza kısa süreli hapis cezası olup TCK Md.50 uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesi mümkündür.
Öngörülen hapis cezasının süresi itibariyle söz konusu suç nedeniyle açılan davalarda CMK Md. 251 uyarınca basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilmesi mümkündür.
Cezanın takdirinde hakim 6 ay ile 1 yıl arasında bir cezayı TCK Md. 61 kapsamında takdir edecek ve gerekçelendirecektir.
Failin Alkollü Olması Cezayı Etkiler Mi?
Alkollü olmak suçun işlenmesinde etkili ve belirleyici değildir.
Kişinin kendi iradesiyle aldığı alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suçu işlemesi halinde işlediği fiilin tüm sonuçlarından hukuken sorumludur. Bu kişi, TCK Md.34’te yer alan şahsi cezasızlık sebeplerinden yararlanamaz. Ancak cinsel ilişki sırasında kişiye önceden haberi olmadan alkol içirilmek suretiyle aleni şekilde cinsel birleşme sağlanmışsa burada o kişi bakımından alkol alma iradi olmayan bir eylem olduğundan suç yönüyle hukuken sorumlu tutulamayacaktır. Çünkü fiil ehliyeti bakımından kişi kendi iradesi dışında bu eylemi işlemektedir ve daha önce hiç alkol almayan bir kişinin suçu işlerken alkolün etkisine maruz kalmasının kusura sebep olması mümkün değildir.
Alkollü olma bakımından kişinin suç sırasındaki durumu ve alkolün alınma şekli ile iradi olarak bilerek ve suç işleme kastıyla alkol alıp almadığı gibi bir dizi unsur suça etkisi bakımından ayrı ayrı incelenmelidir.
Hayasızca Hareket Suçunda Hangi Deliller Esastır?
Görüntü varsa bu kayıtlar, polisin eylem anına dair tutanak ve tespit evrakı, tanık beyanı, şikayetçi beyanı, bildirimler, ihbar gibi suçu belirlemeye yarayan her türlü delil ile bu fiillerin ispatlanması mümkündür.
Ceza yargılamasında delil sınırlaması söz konusu değildir ve CMK Md. 217 kapsamında hukuka uygun elde edilen ve suçu ispata yarayan her türlü delil kullanılabilir.
Bu Suçta Erteleme Ya Da Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Mümkün Müdür?
*Hapis cezasının ertelenmesi, işlediği suç nedeniyle 2 yıl (bazı hükümlüler için 3 yıl) veya daha az hapis cezası alan, öncesinde kasten işlenen bir suç nedeniyle 3 aydan fazla hapis cezası almamış ve gösterdiği pişmanlık nedeniyle tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkemede kanaat oluşturan hükümlünün cezasının belli süre ve şartlarla ertelenmesidir.
Ceza süresi itibariyle erteleme mümkündür.
*CMK Md. 231’de sayılan koşulları taşıyan sanık hakkında verilen ceza 2 yıldan az olacağı için Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) da söz konusu olabilecektir.