Mala Zarar Verme Suçu (TCK m. 151-152)

Mala Zarar Verme Suçu Mevzuatımızda Nerede Düzenlenmiştir?

Mala zarar verme, malvarlığı değerlerine karşı işlenen suçlar içerisinde yer alan ve değişik eylemler ile işlenmesi mümkün olan bir suçtur. Yıkma, tahrip etme, yok etme, bozma, kullanılamaz hale getirme ve kirletme madde hükmünde sayılan eylem tipleri olarak kabul edilmiştir. Mala zarar verme suçunun basit hali 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 151. maddesinde, nitelikli mala zarar verme suçu ise TCK’nın 152. maddesinde düzenlenmiştir. Madde metinleri;

“Mala zarar verme

Madde 151- (1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) (Mülga:9/7/2021-7332/17 md.)

Mala zarar vermenin nitelikli halleri

Madde 152- (1) Mala zarar verme suçunun;

a) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında,

b) Yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya tesis hakkında,

c) Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında,

d) Sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya yarayan tesisler hakkında,

e) Grev veya lokavt hallerinde işverenlerin veya işçilerin veya işveren veya işçi sendika veya konfederasyonlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,

f) Siyasi partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,

g) Sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak,

İşlenmesi halinde, fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Mala zarar verme suçunun;

a) Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak,

b) Toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak suretiyle,

c) Radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak,

işlenmesi halinde, verilecek ceza bir katına kadar artırılır.

(3) (Ek: 18/6/2014-6545/65 md.) Mala zarar verme suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.” şeklindedir.

Madde gerekçeleri aşağıdaki şekildedir;

“MADDE 151.– Madde metninde mala zarar verme suçu tanımlanmış­tır. Suçun konusu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz maldır.

Suç, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yokedilmesi, bozulması, kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Bu seçimlik hareketlerden kir­letme, örneğin başkasına ait binanın duvarına yazı yazmak, afiş veya ilan yapıştırmak, resim yapmak suretiyle gerçekleştirilebilir.

Söz konusu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması mağ­durun şikâyetine tâbi kılınmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında, mala zarar verme suçunun konusunun hayvan olması hâline ilişkin bir hüküm bulunmaktadır. Buna göre; başkasına ait bir hayvanın öldürülmesi veya işe yaramaz hâle getirilmesi yahut değe­rinde azalmaya neden olunması hâlinde, birinci fıkra hükmü uygulanacaktır.

Suçun oluşması için, haklı bir nedenin bulunmaması gerekir. Bu ba­kımdan, vahşî, yırtıcı, hastalıklı ve başı boş bırakılmış bir hayvanın öldü­rülmesi hâlinde faile ceza verilmeyecektir.

MADDE 152.– Madde metninde mala zarar verme suçunun nitelikli hâlleri tanımlanmıştır.

Verilen zararın büyük bir kitleyi etkilemesi olanaklı bulunan bu hâl­lerde, nitelikli zarar vermenin varlığı kabul edilmiştir.

Birinci fıkranın (a) bendinde, mala zarar verme suçunun konusunu, kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamu­nun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşyanın oluşturması, bu suçun nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Kamu kurum ve kuruluşla­rına ait bina ve tesislerle, buralarda bulunan veya bu bina ve tesislere ait olan eşya, örneğin kanalizasyon boru ve mazgalları, kamu hizmetine veya kamunun yararlanmasına tahsis edilmiş tesis ve eşya, bu bent kapsamında değerlendirilmelidir. Keza, trafik işaret ve levhalarına zarar veren, bir park yerindeki oturma veya oyun gruplarını tahrip eden kişi, bu bent hükmüne göre cezalandırılacaktır. Bu eşyanın mülkiyetinin kamuya ait olması şart değildir. Önemli olan, eşyanın kamu hizmetine veya kamunun yararlanma­sına tahsis edilmiş olmasıdır.

Aynı şekilde, söz konusu fıkranın (b) bendinde, mala zarar verme su­çunun, yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya tesis hakkında işlenmesi, mala zarar verme suçunun konu bakımından bir nitelikli unsuru olarak tanımlanmıştır.

Fıkranın (c) bendine göre, Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, ne­rede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar ve­rilmesi, daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Devlet ormanı statüsündeki yerlerde bulunan ağaç ve fidanlara zarar verilmesi, Orman Ka­nununda ayrı suçlar olarak tanımlandığı için, bu bent kapsamı dışında mü­talâa edilmiştir.

Ağaç, fidan ve bağ çubuklarının sadece dikili olması yeterli görülmüş, meyve vermeleri koşulu aranmamıştır. Keza, bunların bulundukları yere de önem verilmemiştir. Bu itibarla, kişilerin özel mülkünde veya yol kenarla­rında, park ve bahçelerde, kamuya ait diğer alanlarda bulunan ağaçların tah­rip edilmesi hâlinde, bu bent hükmüne istinaden cezaya hükmedilecektir.

Fıkranın (d) bendine göre; mala zarar verme suçunun, sulamaya veya içme sularının sağlanmasına yarayan tesisler hakkında işlenmesi, suçun te­mel şekline nazaran daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir.

(e) bendinde, grev veya lokavt hâllerinde işverenlerin veya işçilerin veya işveren veya işçi sendika veya konfederasyonlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşyaya zarar verilmesi, söz konusu suçun bir nitelikli hâli olarak kabul edilmiştir.

Failin greve katılan işçi veya lokavt ilân eden işveren olması gerek­memektedir: Grevden yana olan ve olmayan işçiler arasında çıkan bir arbe­dede zarar verme suçu işlenecek olursa yine bu bent uygulanır. Sendika, konfederasyon veya işyeri işgalleri sırasında da bina, makine veya başka mallara zarar verilecek olursa bu bent uygulanacaktır.

Keza, fıkranın (f) bendine göre; mala zarar verme suçunun, siyasî par­tilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşları­nın maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında, işlenmesi, suçun temel şekline nazaran daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir.

(g) bendinde, kamu görevlisinin yerine getirdiği görevle ilgili olarak öç almak maksadıyla malvarlığına zarar verme hâli, nitelikli şekil olarak kabul edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında mala zarar verme suçunun çeşitli suret­lerde işlenmesi nitelikli unsur olarak belirlenmiştir. Buna göre; mala zarar verme suçunun yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak veya toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak suretiyle ya da radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silâh kullana­rak işlenmesi hâlinde, yukarıdaki maddeye veya bu maddenin birinci fıkra­sına göre verilecek cezanın artırılması gerekmektedir. Bu nitelikli hâllerin kabulünde, mala zarar verme suçunun işleniş şeklinin ortaya çıkardığı tehli­keli durum göz önünde bulundurulmuştur.

Mala zarar verme suçunun bu nitelikli hâlleri dolayısıyla soruşturma ve kovuşturma yapılması, suçun temel şeklinin aksine, şikâyete bağlı tutul­mamıştır.”

Suç taşınır veya taşınmaz mallara yönelik işlenebilir. Bu suçun işlenmesi ile mağdurun, suç işlenmeden önceki mevcut malvarlığı değerlerinde azalma meydana gelmiş olur.

Bu suçun işlenmesi ile malvarlığını suçtan önceki haline getirmek artık mümkün olmamalıdır. Mala zarar verme ile eşyanın ya da taşınmazın kısmen veya tamamen kullanıma elverişsiz hale gelmiş olması gerekir. Bir cihaz ya da makinenin, kullanım amacına uygun niteliklerinin sökülerek ortadan kaldırılması buna bir örnektir.

Mala zarar verme suçunun konusu başkasının taşınır veya taşınmaz malı olduğundan, bu suçla korunan hukuki yarar zilyetlikten daha çok mülkiyet hakkıdır. Zira mala zarar verme suçunda malın el değiştirmesi değil işe yaramaz hale getirilmesi, bozulması, tahrip edilmesi, kirletilmesi söz konusudur. Mala zarar verme suçu direkt malın niteliğine yönelir ve onu değiştirmeye çalışır. Bu da doğrudan mülkiyet hakkın ihlaline vücut verir. Bu nedenle kişinin kendisine ait bir mala zarar vermesi bu suçu oluşturmaz. Kaybolmuş mallar da hala sahibinin mülkiyetinde olduğundan bu suçun konusunu oluşturabilir ancak terkedilmiş mallar bu suçun konusu olamaz zira malik söz konusu malı rızası ile mülkiyetinden çıkarmıştır.

Mala zarar verme suçunun konusu ekonomik değeri olan mallar ile ekonomik değeri olmamakla birlikte manevi değeri bulunan mallardır.

Suçun Maddi  Ve Manevi Unsurları Nelerdir?

Mala zarar verme suçunun maddi unsuru, başkasına ait taşınır veya taşınmaz malı kısmen veya tamamen yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kullanılamaz hale getirmek veya kirletmektir.  Bu suç seçimlik hareketli bir suçtur, zira madde metninde belirtilen hareketlerin tümünün yapılması şart değildir, birinin yapılması ile dahi mala zarar verme suçu oluşacaktır. Suçu oluşturacak hareketler madde metninde tahdidi olarak sayılmıştır ve bu hareketlerden başka bir hareketle mala zarar verme suçu oluşmaz.

Bu suç icrai hareketle de ihmali hareketle de işlenebilir. Çekişle vurarak camı kırmak icrai hareket iken, bekçinin tarlaya hayvanların girmesine engel olmayarak ürünlerin zarar görmesine göz yumması ihmali harekete örnektir.

Bu suçun manevi unsuru kasttır ve taksirle işlenemez. Failin kastının varlığından söz edebilmek için malın başkasına ait olduğunu bilerek ve isteyerek ona zarar vermesi gerekir.

Suçun Faili Ve Mağduru Kimlerdir?

Mala zarar verme suçunun faili malın malikinden başka her gerçek kişi olabilir.

Bu suçun mağduru da herkes olabilir, mağdur olmak için ayrıca bir özellik aranmamıştır. Mağdur malı kısmen veya tamamen yıkılan, tahrip edilen, yok edilen, bozulan, kullanılamaz hale getirilen veya kirletilen malın sahibidir.

Suçun Takibi Şikayete Bağlı Mıdır ve Suç İçin Uzlaşma Hükümleri Uygulanır Mı?

TCK m. 151 ve 152’de düzenlenen mala zarar verme suçlarının takibi şikayete bağlıdır. Şikayet hakkı malın sahibine yani malike aittir. Malik şikayet hakkını kullanmadan vefat ederse mirasçıların şikayet hakkını kullanma hakkı yoktur. Şikayet, hak sahibi tarafından yapılmadıkça bu suçtan soruşturma yapılması mümkün değildir. Soruşturma için başvuru süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren 6 aydır.

Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.

Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.

Soruşturma sonrasında kamu davası açılır ve Cumhuriyet savcısı tarafından İddianame tanzim edilir.

Mala zarar verme suçu, UZLAŞTIRMAYA TABİ SUÇLAR arasında yer almaktadır ve soruşturma açılması halinde fail ile mağdurun Uzlaştırma Teklifini kabul etmeleri halinde “Uzlaştırmacı” denetiminde uzlaşma görüşmelerine iştirak etmeleri ve bunun sonucuna göre soruşturmanın CMK hükümleri gereğince devam ettirilmesi ya da sonlandırılması gerekmektedir.

Suçu Kovuşturmayla Görevli Mahkeme Neresidir?

Mala zarar verme suçunun basit halinin de nitelikli halinin de kovuşturulmasında görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Suçun Yaptırımı, Nitelikli Halleri, Daha Az Cezayı Gerektiren Haller Nelerdir Ve Etkin Pişmanlık Halinde Ne Olur?

Mala Zarar Verme Suçunun Temel Şekli (TCK m. 151)

Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Mala Zarar Verme Suçunun TCK m. 152/1’de Düzenlenen Nitelikli Halleri

TCK m. 152/1 uyarınca, mala zarar verme suçunun bu fıkradaki nitelikli hallerinin işlenmesi halinde, fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. TCK m. 152/1’de düzenlenen mala zarar verme suçunun nitelikli halleri şunlardır;

* Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında mala zarar verme (TCK m. 152/1-a)

* Yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya tesis hakkında mala zarar verme (TCK m. 152/1-b)

* Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında mala zarar verme(TCK m. 152/1-c)

* Sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya yarayan tesisler hakkında mala zarar verme ( TCK m. 151/1-d)

* Grev veya lokavt hallerinde işverenlerin veya işçilerin veya işveren veya işçi sendika veya konfederasyonlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında mala zarar verme (TCK m. 151/1-e)

* Siyasi partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında (TCK m. 151/1-f)

* Sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak mala zarar verme ( TCK m. 151/1-g)

Mala Zarar Verme Suçunun TCK m. 152/2’de Düzenlenen Nitelikli Halleri

TCK m. 152/2 uyarınca, mala zarar verme suçunun bu fıkradaki nitelikli hallerinin işlenmesi halinde, fail hakkında TCK m. 152/1’e göre belirlenecek ceza bir katına kadar artırılır. TCK m. 152/2’de düzenlenen mala zarar verme suçunun nitelikli halleri şunlardır;

* Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak mala zarar verme ( TCK m. 152/2-a)

* Toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak suretiyle mala zarar verme ( TCK m. 152/2-b)

*  Radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak mala zarar verme ( TCK m. 152/2-c)

Mala Zarar Verme Suçunun TCK m. 152/3’de Düzenlenen Nitelikli Hali

Suçun diğer bir nitelikli hali ise TCK m. 152/3’te öngörülmüştür. Buna göre mala zarar verme suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, bir ve ikinci fıkra hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

Daha Az Cezayı Gerektiren Haller

TCK m. 150 uyarınca  kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Yağmaya konu malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.(TCK m. 150/2)

Şahsi Cezasızlık Sebebi veya Cezada İndirim Yapılmasını Gerektiren Şahsi Sebepler

TCK m. 167 uyarınca mala zarar verme suçunun haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin; üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın veyahut da aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Gene haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.

Etkin Pişmanlık

TCK m. 168/1. fıkraya göre mala zarar verme suçundan dolayı, suç tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. 163/2. fıkraya göre ise etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. TCK m. 168/4 uyarınca  kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.

Suçun Tabi Olduğu Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Mala zarar verme suçunun basit hali için dava zamanaşımı süresi 8 yıl, nitelikli halleri için ise 15 yıldır.

MALA ZARAR VERME SUÇUNDA YARGITAY UYGULAMASI

Mala zarar verme suçunda zamanaşımı süresi 8 yıldır

Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın, olay günü katılana ait ikametin bazı kapıları ile ikamet içerisinde bulunan kasaya zarar vermesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 25.07.2011 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, bozmayı gerektirmiş gerektirmiştir. ( Y 2. CD 31.10.2024 T, 2024/13845 E.,  2024/15946 K.)

Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde yer alan “1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir…” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda hükümlünün şikâyetçiye ait cüzdanın içerisinde bulunan 150,00 Türk lirası parayı çalması şeklinde gerçekleştirdiği eyleme yönelik hükümlü tarafından soruşturma aşamasında şikâyetçinin zararının giderildiğine ilişkin banka dekontunun dosyaya sunulmuş olması ve şikâyetçi…’ın kovuşturma aşamasında 14.12.2021 tarihli celsede vermiş olduğu ifadesi uyarınca zararının tamamen giderildiğinin anlaşılması karşısında, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,

 Mahkûmiyete konu suçun saat 19.30 sıralarında işlendiği, suç tarihinde güneşin saat 17.53’te battığı, gece vaktinin ise saat 18.53’te başladığının anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesinin uygulanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. ( Y 2. CD 27.11.2024 T, 2024/13799 E.,  2024/17788 K.)

Suç tarihinde uzlaştırma kapsamına girmeyen nitelikli hırsızlık suçuyla birlikte işlenmiş ve etkin pişmanlık hükümlerine tabi olan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmedir

Mala zarar verme suçu yönünden İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2023 tarihli ve 2023/1013 Değişik İş sayılı kararına yönelik yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun’un 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan, “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün, suç tarihi olan 18.01.2008 tarihinden sonra 09.07.2009 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bahisle İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesince mala zarar verme suçunun uzlaştırma hükümlerine tabi olduğu gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, suç tarihi itibarıyla, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez….” şeklinde düzenlemenin bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun aynı Kanun’un 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olamayacağı, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasındaki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ancak, “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün yürürlükte olması nedeniyle, suç tarihinde uzlaştırma kapsamına girmeyen nitelikli hırsızlık suçuyla birlikte işlenmiş ve etkin pişmanlık hükümlerine tabi olan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. ( Y 2. CD 27.11.2024 T, 2024/13775 E.,  2024/17791 K.)

Mala zarar verme suçu 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir

Sanıkların, şikâyetçiye ait iş yerinin kapı kilit kısmına zarar vermeleri şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu; bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 19.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiştir. ( Y 2. CD 26.11.2024 T, 2024/13744 E.,  2024/17669 K.)

Hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı kabul edilmelidir

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendinin;

“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

Somut olayda, hükümlüler … ve …’ın olay tarihinde fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek şikâyetçiye ait aracın plakalarını sökmek suretiyle çaldıkları esnada, plakalıklara zarar vermeleri sebebiyle nitelikli hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar verme suçundan da mahkûmiyetlerine karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.01.2014 tarihli ve 2013/2-686 Esas, 2014/19 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı anlaşılmıştır. ( Y 2. CD 16.10.2024 T, 2024/11007 E.,  2024/14783 K.)

Aracı yumruklayarak yumruk izine neden olmak mala zarar verme suçunu oluşturur

Katılan ve tanık beyanlarına göre suça sürüklenen çocuğun katılanın aracını yumrukladığı, katılanın duruşmadaki beyanında suça sürüklenen çocuğun aracı yumrukladığı yerde yumruk izinin çıktığı, maddi zararının olduğunu söylemesi nedeniyle atılı mala zarar verme suçunun oluştuğunun anlaşılması karşısında; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. ( Y 2. CD 30.10.2024 T,  2024/10998 E.,  2024/15841 K.)

Hükümlünün uzlaşma kapsamında olmayan konut dokunulmazlığının ihlâli suçu ile birlikte işlediği mala zarar verme suçundan uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmelidir

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/3. maddesinin 2. cümlesindeki “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde düzenleme nazara alındığında, hükümlünün uzlaşma kapsamında olmayan konut dokunulmazlığının ihlâli suçu ile birlikte işlediği mala zarar verme suçundan uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, uzlaştırma sağlandığından bahisle düşme kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. (Y 2. CD 06.11.2024 T, 2024/10994 E.,  2024/16519 K.)

Kolluk tarafından tutulan tutanak ve şikayetçi beyanı kovuşturma açılması için yeterli şüphe oluşturur

Şüphelinin 21.06.2023 tarihli kolluk ifadesinde, şikâyetçiye ait aracın aynasını kırdığına dair beyanda bulunmak suretiyle ikrarda bulunması ve bilgi sahibi olarak ifadesi alınan …’ın 16.06.2023 tarihli ifadesinde, şikâyetçiye ait aracın aynasını 38 … 510 plaka sayılı araç sürücüsünün kırdığını beyan etmiş olması karşısında, kolluk tarafından düzenlenen 15.06.2023 tarihli görgü ve tespit tutanağına göre bahse konu aracın sağ yan aynasının kırıldığının tespit edilmiş olduğu da dikkate alınarak, soruşturmaya başlanmış olması nedeniyle şüpheli sıfatını kazanmış olan … hakkında mala zarar verme suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu anlaşılmakla birlikte, yüklenen suçun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle, öncelikle dosyanın uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek, sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. (  Y 2. CD 23.10.2024 T,  2024/10968 E.,  2024/15456 K.)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler