Yeniden Kiralama Yasağına Aykırılık Sebebiyle Tazminat Davası

Yeniden Kiralama Yasağına Aykırılık Sebebiyle Tazminat Davası

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

          5. Yeniden kiralama yasağı

          MADDE 355- Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz.

          Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar, eski hâli ile, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. Eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları, yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı vardır. Bu hakkın, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir; bu öncelik hakkı sona erdirilmedikçe, taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. K

          Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.”

          I. YENİDEN KİRALAMA YASAĞININ KAPSAMI

          I.1. İhtiyaç Sebebiyle Yapılan Tahliye Halinde Yasağa Aykırılık

          Kiraya veren ihtiyaç sebebiyle kiralananı tahliye ettirebilir. TBK Md. 350’de ve bununla ilgili bölümde tahliyenin gereksinim sebebiyle yapılması halleri gösterilmiştir.

          TBK’da Md. 355’te yapılan düzenleme ile ihtiyaç sebebiyle tahliye halinde kiraya verenin kiralananı yeniden kiralamasına dair sınırlama getirilmiş ve haksız bir şekilde çıkarılan kiracının haklarını korumak bakımından düzenleme yapılmıştır.

          Kötü niyeti ve kanunun tanıdığı bir hakkı kötüye kullanmanın doğal bir sonucu olarak maddede düzenleme yapılmıştır.

          “Emredici” bu düzenlemenin uygulanması bakımından;

          *Konut veya çatılı bir işyeri bulunmalı ve bu yer gereksinim sebebiyle kiraya verence tahliye ettirilmiş olmalıdır.

          *Kiracı kiraya verenin yakınlarının oturması için tahliye edilmiş olmalıdır.

          *Tahliye gerekçesine aykırı şekilde yeniden kiraya verme işlemi yapılmalıdır. Kiraya verilen kişi, önceki kiracı olmamalıdır.

          *Tahliye tarihinden itibaren 3 yıldan fazla bir zaman geçmemiş olmalıdır. Yeniden kiralama yasağı tahliye tarihinden itibaren 3 yıl süreyle uygulanabilir.

          *Tahliyenin yapılma gerekçesi bakımından HAKSIZ bir durum söz konusu olmalı ve tahliyeye gerekçe olarak alınan durumun fiilen mevcut olmadığı belirlenmiş olmalıdır.

          Belirtilen koşulların yeniden kiralama bakımından söz konusu olamsı halinde kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödemiş olduğu yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.

          Tazminata hükmedilmesi yeniden yapılan kiralama sözleşmesinin geçerliliğini etkilemez.

          I..2. Yeniden İnşa ve İmar Sebebiyle Tahliye Halinde Yasağa Aykırılık

          Yeniden kiralama yasağı, yeniden inşa veya onarım için yapılan tahliye işlemlerinde de geçerli olabilir. Bu bakımdan;

          *Konut veya çatılı bir işyeri bulunmalı ve bu yer yeninden inşa ve onarım sebebiyle kiraya verence tahliye ettirilmiş olmalıdır.

          *Kiracı inşa ya da onarım için tahliye edilmiş olmalıdır.

          *Tahliye gerekçesine aykırı şekilde onarım yapılmaksızın yeniden kiraya verme işlemi yapılmalıdır. Kiraya verilen kişi, önceki kiracı olmamalıdır.

          *Bunun dışında inşa ve onarımdan sonra eski kiracının öncelik hakkını gözeterek ona yazılı bildirimde bulunmalı, bu bildirimde kiralananın yeni durumu ve kiralama koşullarını açıklamalıdır. Eski kiracı ise kendisine yapılan bildirim üzerine bu konuda öncelik hakkını kullanıp kullanmayacağı konusunda 1 AY içinde kiraya vereni bilgilendirilmelidir.

          *Tahliye tarihinden itibaren 3 yıldan fazla bir zaman geçmemiş olmalıdır. Yeniden kiralama yasağı tahliye tarihinden itibaren 3 yıl süreyle uygulanabilir.

          *Tahliyenin yapılma gerekçesi bakımından HAKSIZ bir durum söz konusu olmalı ve tahliyeye gerekçe olarak alınan durumun fiilen mevcut olmadığı belirlenmiş olmalıdır.

          Belirtilen koşulların yeniden kiralama bakımından söz konusu olamsı halinde kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödemiş olduğu yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.

          Tazminata hükmedilmesi yeniden yapılan kiralama sözleşmesinin geçerliliğini etkilemez.

          II. GÖREVLİ ve YETKİLİ MAHKEME

          Yeniden kiralama yasağına dair tazminat davası kiracı tarafından kiraya verene karşı Sulh Hukuk Mahkemesinde açılır ve görevli mahkeme de kiracının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca borcun ifa yeri kiralananın bulunduğu yer olup, kiralananın bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

          Bu davalarda basit yargılama usulü uygulanır.

          Bu davaların tahliye tarihinden itibaren 3 yıl içerisinde açılması gerekir.

Bir Yanıt

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Boşanmada mal paylaşımı davaları kapsamında avukatın müvekkiline sunduğu değer artış ve katkı payı alacağı dava dosyası.
Değer Artış (Katkı) Payı Alacağı

Değer Artış (Katkı Payı) Alacağı

Türk Medeni Kanunu m. 227 uyarınca, eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız olarak katkı sağlaması durumunda talep edebileceği alacak hakkıdır. Edinilmiş mallara katılma rejiminden farklı olarak, doğrudan spesifik bir mala yapılan maddi veya emek bazlı katkıyı ifade eder.

Katkı Payı Alacağının Doğması İçin Gereken Şartlar
Geçerli Bir Evlilik: Katkının yapıldığı dönemde taraflar arasında resmi evlilik bulunmalıdır (nişanlılık dönemindeki katkılar genel hükümlere tabidir).

Karşılıksız Katkı: Yapılan katkı karşılığında uygun bir bedel alınmamış olmalıdır.

Bağışlama Olmaması: Katkının net bir şekilde bağışlama (jest) amacıyla yapılmamış olması gerekir.

Olağan Yükümlülükleri Aşması: Ailevi görevler kapsamındaki sıradan, ufak tefek yardımlar veya iş görmeler katkı payı sayılmaz.

Feragat Edilmemesi: Eşlerin bu alacak hakkından yazılı bir sözleşme ile vazgeçmemiş olması şarttır.

Hesaplama ve Tasfiye Kriterleri
Rayiç Bedel Esası: Alacak miktarı, malın katkı sağlandığı andaki değerine göre değil, tasfiye (mahkeme karar) tarihindeki güncel rayiç değerine göre hesaplanır. Bu değer bilirkişi ve keşif yoluyla belirlenir.

Değer Kaybı Durumu: Eğer mal değer kaybetmişse, hak kaybını önlemek için katkının başlangıçtaki (ilk yapıldığı andaki) değeri esas alınır.

Katkının Kaynağı: Katkı yapan eş kendi kişisel malından harcama yaptıysa değer artışının tamamını talep edebilir. Eğer katkıyı edinilmiş malından yaptıysa, değer artışının yarısı oranında alacak hakkı doğar.

Elden Çıkarılan Mallar: Eğer tasfiyeye konu mal daha önce satılmış veya elden çıkarılmışsa, hakim hakkaniyet ilkesine göre alacak miktarını belirler.

Mavi gökyüzü arka planında, elinde terazi ve kılıç tutan beyaz adalet heykeli ve "Hukuk Fakültesi Nedir?" yazısı.
Hukuk Fakültesi Nedir?

Eğitim Süreci: Hukuk fakültesi; hakim, savcı ve avukat yetiştiren 4 yıllık bir lisans programıdır (bazı okullarda yabancı dil hazırlığı bulunabilir). Özellikle 3. ve 4. sınıflarda yoğun ders çalışma ve okuma gerektiren, ilgiye dayalı zorlu bir eğitimdir.

Öne Çıkan Üniversiteler: 2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki 94 fakülte arasından Ankara, İstanbul, Hacettepe, Hacı Bayram-ı Veli, Marmara ve Galatasaray Üniversiteleri en iyi devlet okulları olarak öne çıkmaktadır. Ankara ve İstanbul üniversiteleri en köklü ekollerdir.

Avukat Olma Şartları: Mezun olduktan sonra avukatlık mesleğini yapabilmek için; Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı (HMGS) geçmek, 1 yıllık (6 ay adliye, 6 ay avukat yanı) zorunlu staj sürecini tamamlamak ve baroya kayıt yaptırarak ruhsat almak zorunludur.

Stajyerlik ve Ücret: Staj başvurusu için diploma ve adli sicil kaydı gibi çeşitli resmi evraklar istenir. Stajyer avukatlar için kanunla belirlenmiş standart bir maaş yoktur; ücret ödemesi çalışılan büronun büyüklüğüne ve şartlarına göre değişir.

CMK ve Baro Avukatlığı: Maddi gücü olmayan vatandaşlara baro tarafından tahsis edilen avukatlara “baro avukatı” denir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) avukatı olabilmek için ise ruhsat aldıktan sonra baroların düzenlediği özel meslek içi eğitim seminerlerini başarıyla tamamlamak ve sisteme kaydolmak şarttır.