Edit Content
KURUMSAL
FAALİYET ALANLARI
MEDYA

Eser Sözleşmesinde İş Bedelinin Belirlenmesi

Eser sözleşmesinde iş bedeli, iş sahibi ile yüklenici arasında eser sözleşmesi yazılı yapılmış ve bedel de kararlaştırılmışsa, sözleşmedeki esaslara göre hesaplanır.

Eser sözleşmelerinin yazılı yapılması zorunlu değildir. Bu nedenle çoğu zaman taraflar sözleşme ilişkisinin varlığı konusunda mutabık kalmakla birlikte, taraflar iş bedelinde anlaşamamaktadır. Taraflar bazen de sözleşme dışında yapılan imalat bedelinde anlaşamazlar. Bu durumlarda bilirkişiye işin mahalli piyasa rayiç değeri hesap ettirilir. Rayiç değer işin yapıldığı yer ve zamanda yapıldığı yerdeki piyasa değeridir. Rayiç bedelin içinde malzeme, işçilik, kar ve kararlaştırılmışsa veya işin niteliğinden anlaşılıyorsa yüklenicinin yapacağı diğer masraflar ve giderler de vardır. KDV’nin hesaplanan rayiç değere ayrıca eklenmesi mümkün değildir.

Bazen işin niteliği ve hacmi itibariyle aynı yılda tamamlanıp teslim edilmesi mümkün olmayabilir. Taraflar iş bedelinin miktarında anlaşamıyorsa her yıl gerçekleştirilen imalat bedelinin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplattırılıp toplanması suretiyle belirlenmesi gerekir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin E.2018/3247, K.2019/297 Sayılı Kararı

İçtihat Metni

Mahkemesi     : …… Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla gereği konuşulup düşünüldü:

Karar

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine haksız itirazın iptali istemiyle açılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince süresi içinde temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile fabrika binasında ve villa nitelikli taşınmazında komple doğalgaz tesisatı kurduğunu belirtmiştir.  Taraflar proje onayı, sayaç temini, 1 yıllık sigorta vs. işlerini yapmak üzere anlaşmışlardır. Davacı 49.358,04 TL bedel ile yapılması kararlaştırılan fabrika binasındaki tesisat işini eksiksiz yapmıştır. Ancak davalı iş bedeline karşılık ödeme yapmamıştır. Aynı şekilde davacı vekili davalının evinde yapıp teslim ettiği 9.450,00 TL bedelli iş için de 5.000,00 TL ödeme yapıldığını belirtmiştir. Bakiye iş bedellerinin ödenmemesi nedeniyle yaptığı icra takibine haksız itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkâr tazminatına hükmolunmasını istemiştir.

Davalı vekili davacı ile 14.066,49 TL bedelle anlaştıklarını, 5.000,00 TL ödediğini, bakiye bedeli ödeyecek muhatap bulamadığını, ödemeye hazır olduğunu belirtmiştir. Takibe kısmi itirazda bulunduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece taraf delilleri toplanarak, mahallinde yapılan keşif, taraflarca sunulan kayıt ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre akdi ilişkinin mevcudiyeti kabul edilmiştir. Davalının kabul edip defterine de kaydetmiş bulunduğu 9.046,49 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, kanıtlanamayan fazla isteğin reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Sunulan teklif mektuplarına, ödeme belgelerine, yazılı ve sözlü beyanlara, bilirkişilerce yapılan tespitlere göre; eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu ancak bedel konusunda bir uzlaşma mevcut olmadığı tartışmasızdır.

6098 sayılı TBK 481. maddesine göre:

“Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.”

Somut olayda açıklanan yönteme göre, 6100 sayılı HMK’nın 281/2. maddesi dikkate alınmalıdır. Bu çerçevede konusunda uzman bilirkişilerden ek rapor alınmalıdır. Ayrıca yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayici ile ve KDV ilave edilmeksizin hesaplatılmalıdır. Bu hesaptan sonra kanıtlanan ödemeler düşülmek suretiyle, sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen yasal düzenlemeye aykırı hesap yapılan bilirkişi raporu benimsenerek verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Sonuç

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 22.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler