Depremden Etkilenen Türkiye’deki Akrabaları Almanya’ya Getirebilme İmkanı

Bu plana göre:

Almanya’daki 1. veya 2. derece akrabalarının yanında 90 güne kadar kalmak isteyen Türk vatandaşlarına, hızlı ve bürokratik olmayan bir prosedürle sadece Almanya’ya sınırlı bölgesel geçerliliği olan bir vize verilecektir.

Bu vizeyi alabilmek için gerekli şartlar:

Bu vizeye Almanya’da 1. ve 2. Derece akrabası olan kişiler başvurabilecek. 

1. Derece akrabalar: Çocuklar, Anne ve Baba.

2. Derece akrabalar: Dede, Nine, Torun ve Kardeş.

Almanya’daki akraba vatandaş veya oturumu olan bir kişi olmalıdır.

Almanya’daki akraba hem detaylı bir Davet dilekçesi yazmalı hem de gelecek akrabalar için “Taahhüt beyanı” (Verpflichtungserklärung) vermelidir. (“Taahhüt beyanı” (Verpflichtungserklärung) davet eden kişinin ikamet ettiği yerdeki Auslanderbehörde’den alınabilir.)

Davet eden kişi, herhangi bir tıbbi tedavi masrafı da dahil olmak üzere, misafirin kalışıyla bağlantılı olarak ortaya çıkan tüm masrafları ödemeyi taahhüt etmeli.

 Sağlık sigortası olarak 92 günlük sigorta yaptırılmalıdırlar.

 Verilecek Davet mektubu aşağıdaki hususları içermelidir:

  • Davet mektubunun Deprem bölgesinde oturan akraba için yazıldığı,
  • Maddi durumunun bu misafirleri ağırlamaya yeterli olduğunu, (gelecek kişi başı aylık ortalama hesabınızda 1000 Euro gösterebilirse faydalı olur.)
  • Uçak biletlerini sizin alacağınızı ve rezervasyon yaptığınızı,
  • Evinizim m² sinin yeterli olduğunu (Davet edilecek kişi başı ortalama 12 m²) ifade etmelisiniz,
  • Sadece 90 gün için bu vizeyi istediğinizi, sadece geçici dönem için geldiklerini belirtmeniz gerekiyor.

Ayrıca Alman Dışişleri Bakanlığı, bu vesile ile Türkiye’deki vize ofislerindeki personel sayısını artıracağını ve iDATA’nın vize başvuru kabul merkezlerinin kabul kapasitelerini genişleteceğini duyurdu.

Bu vize uygulamaya her an başlanabilir. Bu nedenle Almanya’ya bir akraba getirilmek isteniyor ise hazırlıklara hemen başlanılmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Boşanmada mal paylaşımı davaları kapsamında avukatın müvekkiline sunduğu değer artış ve katkı payı alacağı dava dosyası.
Değer Artış (Katkı) Payı Alacağı

Değer Artış (Katkı Payı) Alacağı

Türk Medeni Kanunu m. 227 uyarınca, eşlerden birinin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız olarak katkı sağlaması durumunda talep edebileceği alacak hakkıdır. Edinilmiş mallara katılma rejiminden farklı olarak, doğrudan spesifik bir mala yapılan maddi veya emek bazlı katkıyı ifade eder.

Katkı Payı Alacağının Doğması İçin Gereken Şartlar
Geçerli Bir Evlilik: Katkının yapıldığı dönemde taraflar arasında resmi evlilik bulunmalıdır (nişanlılık dönemindeki katkılar genel hükümlere tabidir).

Karşılıksız Katkı: Yapılan katkı karşılığında uygun bir bedel alınmamış olmalıdır.

Bağışlama Olmaması: Katkının net bir şekilde bağışlama (jest) amacıyla yapılmamış olması gerekir.

Olağan Yükümlülükleri Aşması: Ailevi görevler kapsamındaki sıradan, ufak tefek yardımlar veya iş görmeler katkı payı sayılmaz.

Feragat Edilmemesi: Eşlerin bu alacak hakkından yazılı bir sözleşme ile vazgeçmemiş olması şarttır.

Hesaplama ve Tasfiye Kriterleri
Rayiç Bedel Esası: Alacak miktarı, malın katkı sağlandığı andaki değerine göre değil, tasfiye (mahkeme karar) tarihindeki güncel rayiç değerine göre hesaplanır. Bu değer bilirkişi ve keşif yoluyla belirlenir.

Değer Kaybı Durumu: Eğer mal değer kaybetmişse, hak kaybını önlemek için katkının başlangıçtaki (ilk yapıldığı andaki) değeri esas alınır.

Katkının Kaynağı: Katkı yapan eş kendi kişisel malından harcama yaptıysa değer artışının tamamını talep edebilir. Eğer katkıyı edinilmiş malından yaptıysa, değer artışının yarısı oranında alacak hakkı doğar.

Elden Çıkarılan Mallar: Eğer tasfiyeye konu mal daha önce satılmış veya elden çıkarılmışsa, hakim hakkaniyet ilkesine göre alacak miktarını belirler.

Mavi gökyüzü arka planında, elinde terazi ve kılıç tutan beyaz adalet heykeli ve "Hukuk Fakültesi Nedir?" yazısı.
Hukuk Fakültesi Nedir?

Eğitim Süreci: Hukuk fakültesi; hakim, savcı ve avukat yetiştiren 4 yıllık bir lisans programıdır (bazı okullarda yabancı dil hazırlığı bulunabilir). Özellikle 3. ve 4. sınıflarda yoğun ders çalışma ve okuma gerektiren, ilgiye dayalı zorlu bir eğitimdir.

Öne Çıkan Üniversiteler: 2026 yılı itibarıyla Türkiye’deki 94 fakülte arasından Ankara, İstanbul, Hacettepe, Hacı Bayram-ı Veli, Marmara ve Galatasaray Üniversiteleri en iyi devlet okulları olarak öne çıkmaktadır. Ankara ve İstanbul üniversiteleri en köklü ekollerdir.

Avukat Olma Şartları: Mezun olduktan sonra avukatlık mesleğini yapabilmek için; Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı (HMGS) geçmek, 1 yıllık (6 ay adliye, 6 ay avukat yanı) zorunlu staj sürecini tamamlamak ve baroya kayıt yaptırarak ruhsat almak zorunludur.

Stajyerlik ve Ücret: Staj başvurusu için diploma ve adli sicil kaydı gibi çeşitli resmi evraklar istenir. Stajyer avukatlar için kanunla belirlenmiş standart bir maaş yoktur; ücret ödemesi çalışılan büronun büyüklüğüne ve şartlarına göre değişir.

CMK ve Baro Avukatlığı: Maddi gücü olmayan vatandaşlara baro tarafından tahsis edilen avukatlara “baro avukatı” denir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) avukatı olabilmek için ise ruhsat aldıktan sonra baroların düzenlediği özel meslek içi eğitim seminerlerini başarıyla tamamlamak ve sisteme kaydolmak şarttır.