Branştan Çıkarma İşlemi ve İptal Davası

Branştan çıkarma, Emniyet personelinin TEM, KOM, İstihbarat, Özel Harekât, Asayiş gibi özel nitelikli branşlardan çıkarılması olarak tanımlanabilir.

Branştan çıkarma, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Branş Yönetmeliği’nin 10.maddesinde düzenlenmektedir.

Bu çerçevede, Yönetmelik hükümleri de dikkate alınarak, yazımızın konusunu, branştan çıkarma işleminin nasıl yapılabileceği, bu noktada yetkinin kimde olduğu ve bu işleme karşı hangi hukuki yollara başvurulacağı oluşturmaktadır.

Branştan Çıkarma Hangi Hallerde Mümkündür?

Branştan çıkarmanın hangi hallerde yapılacağı yukarıda bahsettiğimiz Yönetmelikte açıkça sayılmaktadır. Buna göre;

  • İlgili branş yönergesinde belirlenen branşa aktarmaya esas şartlardan herhangi birini yitirenler,
  • Personelin çalıştığı hizmette verimli olamayacağı veya hizmeti olumsuz etkilediği bilgi ve belgelerle anlaşılanlar,
  • Adli ve/veya idari bir suçtan dolayı ceza almış olanlardan çalıştığı branşta verimli olamayacağı anlaşılanlar,
  • Birinci yazılı ikazı aldığı tarihten itibaren bir yıllık süre içerisinde ikinci kez yazılı ikaz edilenler,
  • Polis-halk ilişkilerinde olumsuz tutum ve davranışlar sergilediği bilgi ve belgelerle anlaşılanlar,
  • İlgili branş yönergelerinde belirlenen süre kadar branşı dışında çalışanlar,
  • Personelin başarısının periyodik olarak ölçülmesi neticesinde başarısı düşük olduğu tespit edilenler,

Branştan çıkarılmaktadırlar.

Bunlar dışında;

  • Kesintisiz olarak üç yıl boyunca branşı dışında görevlendirilenler ile
  • Başvuru tarihi itibariyle polislik mesleğinden ayrılması nedeniyle en az iki yıl süreyle ayrı kalanlardan mesleğe geri dönecek olanlar,

Branştan çıkarılmaktadır. Bu durumda yetkili makam Personel Dairesi Başkanlığı’dır. Çıkarma işlemi resen yapılır ve branş komisyonu kararı aranmaz.

Branştan Çıkarmada Yetkili Makam Neresidir?

Emniyet personelinin branştan çıkarılması için öncelikle ilgili birim amiri tarafından branş komisyonuna teklif yapılmaktadır. Yapılan bu teklifin “gerekçeli” olması zorunludur. Teklif üzerine personelin durumu branş komisyonunda değerlendirilir.

Branş komisyonu kararı ile branştan çıkarılması uygun görülenler;

  • Birimin bağlı olduğu Genel Müdür Yardımcısının uygun görüşü ve
  • Genel Müdürün onayı ile branştan çıkarılır.

Genel Müdüre bağlı Daire başkanlıklarında branştan çıkarma ise;

  • İlgili daire başkanının teklifi ve
  • Genel Müdürün onayı ile yapılmaktadır.

Yönetmelik branştan çıkarmada yetkiyi açıkça belirttiğinden, yukarıda belirtilen kişiler dışında çıkarma işleminin yapılması, işlemi yetki yönünden hukuka aykırı hale getirecektir.

Branştan Çıkarma İşlemine Karşı Nasıl Dava Açılır?

Branştan çıkarmaya ilişkin işlem bir idari işlem olduğu için burada görevli mahkeme idare mahkemesidir.

Yetkili mahkeme ise, Emniyet personelinin görev yaptığı yer idare mahkemesidir. Görev yapılan yerde idare mahkemesi yoksa o ilin bağlı olduğu idare mahkemesinde dava açılmaktadır.

Dava açma süresi, çıkarma işleminin ilgiliye tebliğinden itibaren 60 gündür.

Dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 3 ve 5.maddelerinde belirtilen şartları taşıması gerekmektedir. Ayrıca dava dilekçesine branştan çıkarmaya ilişkin işlem eklenir; mümkünse işlemin tarih ve sayısının belirtilmesi gerekir.

Uygulamada branştan çıkarmaya ilişkin işlemin genel itibariyle bir disiplin soruşturması sonucunda yapıldığı görülmektedir. Böyle durumlarda eğer bir disiplin cezası verilmiş ise, buna karşı da ayrıca dava açmak gerekmektedir.

Branştan çıkarmaya ilişkin işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve bu işlem sonucunda telafisi güç ve imkansız zararların ortaya çıkabilecek olması durumunda, dava dilekçelerince ayrıca yürütmenin durdurulması isteminde bulunmak faydalı olacaktır.

Öte yandan, idari yargılamada yazılı yargılama usulü geçerli olduğundan, davaların duruşma istemli olmaması tavsiye edilmektedir.

İdari yargılama hukuku özel bir alan olduğundan, bu alanla ilgili karşılaşılacak problemlerde uzman bir İdare Avukatından yardım almak hem davanın hızlı bir şekilde sonuçlanması hem de işlemlerin usulüne uygun bir şekilde yürütülmesi adına faydalı olacaktır.

Polis Disiplin Cezaları ile genel bilgiler verdiğimiz makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilecek makaleler

Ölen Eşin Organ Bağışı Nasıl İptal Edilir?

Organ bağışı, kişinin sağlığında verdiği irade doğrultusunda ölümünden sonra uygulanabilen bir işlemdir. Ancak uygulamada aile bireylerinin görüşü ve hastane sürecindeki onay mekanizmaları da önem taşımaktadır. Organ bağışında bulunan eşin vefatı sonrasında bağışın iptal edilmesi veya uygulanmaması için e-Devlet üzerinden sorgulama ve iptal işlemleri yapılabilmekte, ayrıca hastanedeki organ nakli koordinatörlerine aile iradesi bildirilebilmektedir. Organ bağışına ilişkin süreçler, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmektedir.

Konutların Kısa Süreli Kiralanması ve Danıştay’ın Airbnb Kararı

7464 sayılı Kanun ile turizm amaçlı konut kiralamalarına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir. Ancak kısa süreli kiralamalardan elde edilen gelirlerin vergisel niteliği konusunda uygulamada çeşitli tartışmalar ortaya çıkmıştır. Danıştay, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan günlük, haftalık veya aylık kiralamaların yalnızca daha fazla gelir elde etme amacıyla gerçekleştirilmesinin tek başına ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Kararda, otel veya pansiyon işletmeciliği benzeri bir organizasyon ve ek hizmetler bulunmadıkça elde edilen gelirlerin gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesi bakımından önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.

Boşanmada Af Sayılan Davranış ve Haller Nelerdir?

Boşanma davalarında eşlerden birinin kusurlu davranışlarının diğer eş tarafından açık veya örtülü şekilde affedilmesi, boşanma sebebine dayanılmasını engelleyebilmektedir. Birlikte yaşamaya devam etmek, barışma girişimlerinde bulunmak, boşanma davasından feragat etmek veya evlilik birliğini sürdürme iradesini ortaya koyan davranışlar Yargıtay uygulamalarında af olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak affın varlığı her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmekte olup, affedildiğini ileri süren taraf bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Nişanı Bozmanın Haklı Sebepleri Nelerdir?

Nişanın bozulmasında haklı sebep, nişanlılık ilişkisinin sürdürülmesini taraflardan biri açısından çekilmez hale getiren veya evlenme iradesini ciddi şekilde sarsan davranış ve olayları ifade eder. Türk Medeni Kanunu kapsamında nişanın haklı veya haksız sebeple sona erdirilmesi mümkündür. Ancak haklı sebebin bulunup bulunmadığı, nişanın bozulması sonrasında talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat açısından önem taşır. Yargıtay uygulamalarında aldatma, kötü muamele, evlilikten sürekli kaçınma, karakter uyuşmazlığının ortaya çıkması, evlenmeye engel bir durumun sonradan öğrenilmesi ve aşırı ekonomik talepler gibi birçok durum haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Evlenme Yasağı Nedir?

Evlenme yasağı, kanunen evlenmelerine engel bulunan kişilerin veya gerekli yasal şartları taşımayan bireylerin evlenememesini ifade eder. Türk hukukunda evlenme ehliyeti bulunmaması, belirli derecede hısımlık ilişkisi, taraflardan birinin halen evli olması, boşanma sonrası kadın için öngörülen bekleme süresinin dolmamış olması ve bazı bulaşıcı hastalıkların varlığı evlenmeye engel haller arasında yer almaktadır. Evlilik işlemlerinden önce sağlık raporu alınması ve yasal koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir.